11. Ceza Dairesi 2017/15097 E. , 2019/1773 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmak
HÜKÜM : Sanık ... hakkında Resmi belgede sahtecilik ve Nitelikli dolandırıcılık suçundan: Mahkumiyet
Sanık ... hakkında tüm suçlardan: Mahkumiyet
I- Sanık ... (...) hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından, sanık ... hakkında ise resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafii ile sanık ..."in temyiz taleplerinin incelenmesi:
Sanıkların, katılan ..."dan kiralamış oldukları aracı satmak amacıyla, katılanın adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini kullanmak suretiyle aynı gün iki ayrı noterde aracın satışı için sahte vekaletmameler düzenlettirdiklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında zincir oluşturan eylemleri nedeniyle TCK"nin 43. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafii ile sanık ..."in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi:
1- Suça konu aracın, sanığa ifa ettiği bir hizmet veya meslek dolayısıyla tevdi ve teslim edilmemiş olması nedeniyle, bu kapsamda aralarında kanunda tanımlanan mahiyette bir hizmet ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin “6763 sayılı Kanunun ile uzlaşma kapsamına” alınan 5237 sayılı TCK"nin 155/1. maddesinde öngörülen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve aynı zamanda bu suçun takibi şikayete tabi olup katılan ..."ın 05.11.2009 tarihli oturumda, sanık ... yönünden şikayetçi olmadığını belirttiği; sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmesi halinde CMK‘nin 223/8. maddesi gereği düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilerek; 5237 sayılı TCK’nin 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda sanığın beyanı saptanarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, suçun niteliği de yanlış belirlenerek hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi,
2- Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden sanığın, hükümden önce verdiği dilekçelerinde şikayetçi ... "nin zararını giderdiğini beyan etmesi nedeniyle, bu zararın giderilip giderilmediği giderilmiş ise hangi aşamada giderildiği belirlenerek, etkin pişmanlıkla ilgili TCK‘nin 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.