3. Ceza Dairesi 2019/6520 E. , 2019/16784 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle sanığın
mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) 5271 sayılı CMK"nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün CMK"nin 231/11. maddesi gereğince, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, sanığın usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği, dosyanın incelenmesinde, sanığın dosyada bilinen son adresi yerine, doğrudan mernis adresine çıkartılan çağrı kağıdının Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği ve çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediğinden bahisle hükmün yokluğunda açıklanmasına karar verildiği ancak; yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanık usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeden hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) 5271 sayılı CMK"nin 231/11. maddesinde sadece kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında cezanın ertelenmesine ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebileceğinin belirtilmesi karşısında, kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, verilen hapis cezasının TCK"nin 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi suretiyle CMK"nin 231/11 maddesine muhalefet edilmesi,
3) Sanık ve mağdurun birbirlerini karşılıklı olarak darp ettiklerini ifade etikleri olayda, tarafların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları anlaşılmakla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK"nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK"un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 24.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.