Silahlı terör örgütüne üye olma - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2019/9892 Esas 2020/5891 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
16. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/9892
Karar No: 2020/5891
Karar Tarihi: 26.11.2020

Silahlı terör örgütüne üye olma - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2019/9892 Esas 2020/5891 Karar Sayılı İlamı

Özet:

Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararda, sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği ancak temyiz başvurusunun duruşmalı incelenerek reddedildiği belirtiliyor. Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildiği ifade ediliyor. Kararda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullandığı ByLock iletişim sisteminin örgüt talimatı ile kullanıldığının belirlenmesinin önemine vurgu yapılmakta ve sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edilmediği belirtilmektedir. Bu nedenle ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilip değerlendirilerek sanığa ait olup olmadığının tespiti ile duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiği belirtiliyor. Hükmün, kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Kararda mahkumiyete ilişkin hükümde TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca hükmedildiği belirtilmektedir.
16. Ceza Dairesi         2019/9892 E.  ,  2020/5891 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ceza Dairesi
    İlk Derece Mahkemesi : Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2017 tarih ve 2017/150 - 2017/38 sayılı kararı
    Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
    Hüküm : TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK"nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun duruşmalı incelenerek esastan reddi

    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
    ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve dosya kapsamında 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda geçen ID ve şifrenin ait olduğu ByLock değerlendirme ve tespit tutanağının dosyada yer almaması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilip değerlendirilerek, ByLock tespit değerlendirme tutanağında yer alan ID, kullanıcı adı, şifre eşleştirmesi yapılarak sanığa ait olup olmadığının tespiti ile duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi,
    Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK"nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.