11. Ceza Dairesi 2017/2532 E. , 2017/5829 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık ... hakkında: Mahkumiyet Diğer sanıklar hakkında: Beraat
Katılan sıfatını alabilecek olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikayetçi kurum vekilinin, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı olduğunun kabulüyle yapılan temyiz incelenmesinde;
I-Şikayetçi kurum vekilinin beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunan kuruma duruşma gününün usulen bildirilip davaya katılma ve kanıtlarını sunma olanağı sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK"nın 234/1-b maddesine aykırı davranılması,
II- Sanık ... müdafiinin mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK"nın 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" denildiğinden, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle; dosya kapsamından, suça konu belgelerin aynı tarihte düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK"nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, eylemin bir bütün olarak tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, ancak belge sayısının TCK"nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın TCK’nın 53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluklarının, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar” diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar vermek gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi idare vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, beraat hükmü yönünden sair yönleri incelenmeksizin, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ... hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.