21. Hukuk Dairesi 2015/7528 E. , 2015/9229 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, meslek hastalığı nedeniyle sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat talebinin reddine, 8.500,00- TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa"nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu"nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 28.09.2010 – 12.02.2012 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığı, 17.06.2014 tarihli Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesinin raporunda; " 03.05.2013 tarihli SFT bulgusu nedeniyle hastada astım hastalığı olduğu anlaşılmaktadır ancak iş yerinde yapılan pefmetre takibi ve işyeri inceleme raporu olmadan astım hastalığının işle ilintisinin belirlenemeyeceğine, işyeri ortam analizi olmadan ağır metal etkilenmesinin mesleki olup olmadığının belirlenemeyeceğine oy birliği ile karar verildiği" anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının maruz kaldığı rahatsızlığın mesleki hastalık olup olmadığının hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespiti ve buna göre hüküm kurulması gerekir.
Yapılacak iş; mahkemece davanın esasına girilerek öncelikle SGK Başkanlığınca davacıda meydana gelen davaya konu hastalığın meslek hastalığı olup olmadığına yönelik tahkikat yapılmasının sağlanması ve sonucuna göre prosedür işletilmek üzere davacının maruz kaldığı rahatsızlığın mesleki hastalık olup olmadığını tespit etmek ve rahatsızlığın meslek hastalığı olduğu tespit edilirse davacı tarafından temyiz edilmemiş olan maddi tazminatın reddine ilişkin kararın davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınarak sadece manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesinden ve davacının maruz kaldığı rahatsızlığın mesleki hastalık olmadığının tespit edilmesi durumunda da davanın reddedilmesinden ibarettir.
Kabule göre de; kendini vekil ile temsil ettirmemiş olmasına rağmen davacı yararına vekalet ücreti hükmedilmiş olması hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.