10. Hukuk Dairesi 2014/27588 E. , 2015/2730 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali ve menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, ilamında belirtilen gerekçelerle yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, dava dışı 1057025 işyeri sicil numaralı... Kuyumculuk San. Tic. Ltd. Şti’nin idari para cezası borçlarından dolayı davacıya 506 sayılı Yasanın 89’nci maddesi kapsamında ödeme emri gönderildiği, 31.05.2012 tarihli Kurum yazısında da şirket ortaklarına ödeme emri düzenlendiğinin belirtildiği, davacının gönderilen ödeme emrini 28.06.2011 tarihinde tebliğ aldığı ve yasal süresi içerisinde ödeme emrinin iptali istemli iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasanın 88’inci maddesinin 16’ncı fıkrasında “Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır.” hükmü kapsamında Kurumca idari para cezasının tahsili için takip başlatıldığı ve ödeme emri düzenlenerek davacıya gönderildiği anlaşılan davaya konu olayda, aynı maddenin 19’uncu fıkrasında belirtilen “Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir.” hükmünden de anlaşılacağı üzere, İş Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğu hususu açıktır.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece, davanın ödeme emrinin iptali davası olduğu dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilerek Dairemizin 21.11.2011 günlü bozma kararında belirtildiği şekilde davacıya şirket üst düzey yöneticisi olarak mı, ortak sıfatıyla mı takip yapıldığı, başka bir ifadeyle mahkemece dava konusu takibin 506 sayılı Yasanın 80. maddesine göre mi, 6183 sayılı Yasanın 35. maddesine göre mi yapılmış olduğu belirlendikten sonra, davacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı tespit edilerek karar verilmesi gerekirken, davanın, idari para cezasının iptaline ilişkin ödeme emrinden kaynaklandığından bahisle, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.