13. Ceza Dairesi 2019/738 E. , 2019/3629 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Bozma sonrası yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuğun zorunlu müdafiinin hakimlik mesleğine geçmiş olduğu belirtilmek suretiyle yeni müdafiin görevlendirilmesine tensiben karar verildiği, hükmünde tefhim edildiği duruşmada yeni atanan müdafii huzurunda suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı ve kurulan mahkumiyet hükümlerinin de tefhim olunan müdafiince temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında bozma sonrası yapılan yargılamanın yeni bir yargılama olmayıp önceki yargılamanın devamı olması, suça sürüklenen çocuğun on sekiz yaşını doldurması ile zorunlu müdafiilik görevinin kendiliğinden sona ermemesi ve suça sürüklenen çocuğun bozma sonrası alınan savunmasında atanan yeni müdafiine karşı bir itirazının bulunmaması ile müdafii istemediğine dair bir beyanına da rastlanmamış olması gözetildiğinde tebliğnamedeki müdafiin temyize yetkisi olmadığından bahisle isteminin reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...’e yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ... ile katılan ...’e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve katılan ..."e yönelik nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan ..."e yönelik hırsızlık suçu bakımından, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde henüz 18 yaşını ikmal etmediği ve suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması nedeniyle TCK"nın 50/3. maddesi gereğince hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın aynı kanunun 50/1 maddesi gereğince adli para cezası ya da diğer tedbirlerden birine çevrilmesi zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-Mağdur ...’e yönelik hırsızlık suçu yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarih ve 2012/1411 esas 2012/1852 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; sanığın, mağdura ait motosikleti açıkta park hâlinde iken çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin TCK"nın 142/1-e kapsamında yer almasına rağmen yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-Mağdur ...’e yönelik eylemin gece gerçekleştiğine dair kesin delil bulunmadığı halde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık eyleminin gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerekirken TCK"nın 143. maddesince artırım yapılıp yazılı şekilde hüküm kurularak suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
4-Her iki hırsızlık suçu bakımından suç tarihi itibarıyla TCK"nın 143. maddesi uyarınca artırım oranının en fazla 1/3 oranında olması gerekirken, 1/2 oranında artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesinin gözetilmesine, 12/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.