1. Ceza Dairesi 2016/6055 E. , 2018/274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : TCK"nun 81/1, 35/2, 62/1, 53/1 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık hakkında mağdur ..."ye karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçu nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından bu hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Hüseyin Şirin"in mağdur ..."ye yönelik eyleminin sübutu kabul, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş ancak;
1-Sanık hakkında mağdur ..."ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında, 6284 sayılı Kanunun 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK"nun 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK"nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın cezai ehliyeti hakkında Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesince verilen 13.09.2012 tarih ve 120012536 nolu raporda panaroid şizofreni tanısı ile müsnet suç nedeniyle cezai ehliyetinin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmakla, bu rapor ile sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğuna dair ATK 4. İhtisas Kurulu arasındaki çelişki bulunduğundan;
Alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla ATK Yasasının 16. maddesi uyarınca sanığın Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilerek gerekirse sanığın muayenesi de yapıldıktan sonra TCK"nun 32. maddesi yönünden rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin iptal edilen bölümlerinin nazara alınması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 05.02.2018 gününde oybiriliği ile karar verildi.