2. Hukuk Dairesi 2018/6329 E. , 2019/2575 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : ...
DAVALI-DAVACI : ...
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, nafakaların miktarları ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 12.03.2019 günü temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davalı-karşı davacı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Boşanma davalarında karşı tarafın kabulü hukuki sonuç doğurmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Dinlenen davalı-karşı davacı erkeğin tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, maddi hadiselere isnat etmediği gibi, diğer bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Gerçekleşen bu durum karşısında, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere; davacı-karşı davalı kadının her hangi kusurlu bir davranışı ispat edilememiştir. Öyleyse, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken, hatalı gerekçeyle, davalı-karşı davacı erkeğin de davasının kabul edilerek boşanmaya karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Ne var ki, davacı-karşı davalı kadın tarafından davalı karşı davacı erkeğin kabul edilen davasına ilişkin boşanma hükmü temyiz kapsamı dışında bırakıldığından bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2- Davacı-karşı davalı kadının temyiz itirazlarının incelemesine gelince:
a-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Tüm dosya kapsamından; davalı karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadına fiziksel şiddet uyguladığı, kadının 2007 yılından bu zamana kadar süren kanser hastalığıyla yeterince ilgilenmediği, hem davalı-karşı davacı erkek hem de erkeğin ailesinin davacı karşı davalı kadını istemediklerini sürekli söyleyerek, davacı-karşı davalı kadının yakınlarından kadını alıp götürmelerini istedikleri ve davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadını ailesiyle birlikte yaşamaya zorladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşında, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, davalı-karşı davacı erkek tam kusurludur. Hal böyleyken, mahkemece her iki tarafa da kusur yüklenememesi sebebiyle davacı-karşı davalı kadının maddi ve manevi (TMK m. 174/1-2) tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 2.037 TL vekalet ücretinin Suat"dan alınıp Şennur"a verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.03.2019 (Salı)