Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2006/10297 Esas 2007/53 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/10297
Karar No: 2007/53

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2006/10297 Esas 2007/53 Karar Sayılı İlamı

Özet:

Almanya'da Bocholt Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen küçük M.A.U. ve E.U. hakkındaki nafaka kararının tenfizi için Türkiye'de açılan davada, mahkeme yabancı kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın aradığı koşulları taşımadığını ve kamu düzenine aykırı olduğunu belirterek reddetmiştir. Ancak, Lahey Sözleşmesi'nin 4. maddesine göre nafaka alacaklısının mutat meskeninin bulunduğu devletin iç hukuku uygulanması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bu sebeple mahkeme kararı bozulmuştur.
Kanun Maddeleri:
- Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 388. maddesi
- Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna Dair Lahey Sözleşmesi'nin 4. ve 11. maddeleri
- 2675 Sayılı Yasada nafakaya borçlunun milli hukukunun uygulanması için belirtilen madde (isim ve numara belirtilmemiş)
2. Hukuk Dairesi         2006/10297 E.  ,  2007/53 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ       :İskenderun Aile Mahkemesi
    TARİHİ        :23.2.2006
    NUMARASI             :467-118
    DAVA TÜRÜ       :Tenfiz
    TEMYİZ EDEN       :Davacı    
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
    Davacı; Almanya"nın Bocholt Asliye Hukuk Mahkemesince, küçük M. A. U. ve E. U. Hakkında nafakaya ilişkin olarak verdiği 28.11.2000 gün ve 14 F 346/60 sayılı kararın tenfizini istemiştir.
    Mahkemece; yabancı kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 388. maddesinin aradığı koşulları taşımadığı ve kamu düzenine aykırı olduğu belirtilerek reddine karar verilmiştir.
    Nafaka Yükümlülüğüne Uygulanacak Kanuna dair Lahey Sözleşmesi 21.11.1982 tarihinde onaylanarak kabul edilmiştir. Bu sözleşme aile ve hısımlıktan kaynaklanan tüm nafakaları içersine almaktadır. (S.m.1) 2675 Sayılı Yasada nafakaya borçlunun milli hukukunun uygulanacağının belirtilmesine rağmen, sözleşmenin 4. maddesinde, nafaka alacaklısının mutat meskeninin bulunduğu devletin iç hukukunun uygulanacağını açıklamıştır. (Sm.4) Yine 11. maddesinde de kamu düzenine açıkça aykırılık halinde tenfiz isteğinin reddedileceğine işaret edilmiştir.
    Bocholt Asliye Hukuk Mahkemesi, kendi kanununun 1612.maddesini ve buna bağlı yasal ödeme talimatnamesini dikkate alarak küçükler hakkında nafakaya hükmettiği anlaşılmaktadır.
    Usulüne göre yürürlüğe konulmuş anlaşmalar kanun hükmündedir. (AnM:90/son)  Küçük M. A. 1991, E. 1992 doğumlu olup anneleriyle birlikte Bocholt"ta oturdukları sabittir. Nafaka alacaklısının mutat meskeni Bocholt"tur. Yabancı mahkemenin kendi kanununu uygulamasında isabetsizlik yoktur.
    Yabancı ilamın kamu düzenine açıkca aykırı bulunması halinde tenfiz isteğinin reddi imkan dahilindedir. (2675 S.K.m. 38/c ve Sözleşmenin 11/1. maddesi) Yabancı ilamın da; Anayasa ile düzenlenen temel hak ve hürriyetlere, milletlerarası hukukta kabul edilen adil yargılanma hakkı, genel ahlak ile Türk hukuk düzeninin temelini oluşturan ilkelerin dikkate alınmaması halinde, kamu düzenine açıkca aykırılıktan söz edilebilir. Kanunun yanlış uygulanması kamu düzenine açıkca aykırılık oluşturmaz. Yabancı mahkemenin kendi kurallarını, özellikle usul hükümlerini uygulaması (Lex Fori) yerindedir. Nafakaya ilişkin yaş sınırlarını gösteren yasal ödeme tutarı talimatnamesi de tenfizi istenen ilamın hüküm fıkrasının eki niteliğindedir. Bu sebeple tenfizi istenilen ilamın infazıda imkan dahilindedir.   

     

    Bu açıklamalar karşısında davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile isteğin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

         SONUÇ:Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA,  temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere   oybirliğiyle karar verildi. 22.01.2007 (Pzt.)