Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/15699 Esas 2017/748 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/15699
Karar No: 2017/748
Karar Tarihi: 07.02.2017

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/15699 Esas 2017/748 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2016/15699 E.  ,  2017/748 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/06/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine dair verilen 30/09/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kesin hüküm nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı; davalı tarafından kendisi aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin usulsüz olarak kardeşine tebliğ ile kesinleştirildiğini evinin ve aracının haczedildiğini beyan ederek uğramış olduğu maddi ve manevi zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
    Davalı, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davacı tarafından davalı aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/6 esas 2012/20 karar sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının tazminat talebinin reddine karar verildiği, red kararının kesinleştiği, davacının tazminat talebinin bu şekilde kesin hükme bağlandığı gerekçesiyle istemin usulden reddine karar verilmiştir.
    Kesin hüküm, Türkiye mahkemelerince verilmiş ve yargı yolları da tüketilmiş, bu suretle, artık bozulması veya değiştirilmesi yoluna gidilemeyecek mahkeme kararı demektir. 6100 sayılı HMK" nın 303. maddesinde düzenlenmiş olan kesin hüküm, hükmü veren mahkeme de dahil olmak üzere bütün mahkemeleri bağlar. Bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra, aynı taraflar arasında, aynı konuda, aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Buna göre, kesin hükümden söz edilebilmesi için dava konusu, dava sebebi ve davanın taraflarının aynı olması gerekir.
    Dosya kapsamından; kesin hüküm teşkil ettiği kabul edilen ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/6 esas 2012/20 karar sayılı dosyasının tarafları aynı olmakla beraber; dava konusunun, borçlu olmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki davanın konusu ise haksız haciz nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine dayanmaktadır. Şu halde somut olayda kesin hüküm koşulları oluşmamıştır. Mahkemece her iki davanın konuları farklı olup kesin hükümden söz edilemeyeceği gözetilerek işin esası incelenip karar verilmesi gerekirken; kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
















    Bu web sitesi, sisteminin bir üyesidir.