14. Hukuk Dairesi 2015/5165 E. , 2017/6660 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.02.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil , olmaz ise tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne dair verilen 13.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, müşterek muris ...in sağlığında dava konusu taşınmazı satın aldığını; ancak o tarihte üzerinde ikinci bir taşınmaz bulunduğundan ailenin en büyük oğlu olan davalı ... adına tescil ettirdiğini, daha sonraki yıllarda taşınmaz üzerinde bodrum katla birlikte 5 katlı bir bina yapıldığını, binanın 3. katında davacılardan ...ve ..."in, ikinci katında..."in ikamet ettiğini, 2004 yılında vefatından sonra da mirasçıları diğer davacıların ikamet etmekte olduklarını, vefatın ardından mirasçıların paylarının adlarına tescilini talep ettiklerini, davalının her seferinde çeşitli bahanelerle tescil işleminden kaçındığını, davalının tavır ve davranışlarından şüphelenen davacıların, tapuya müracaat ettiklerinde dava konusu taşınmazın değerinin çok altında bir bedelle diğer davalı ..."ya devredildiğini gördüklerini, bu satışın kendilerini haklarından yoksun bırakmak amacı ile muvazaalı olarak yapılmış bir tasarruf işlemi olduğunu, davalı ..."nun bu taşınmazı satın alırken binada oturan kişilerden hiçbir görüş almadığını, satın alma ile ilgili bilgi de vermediğini beyanla, muvazaalı olan satışın iptali ile taşınmazın payları oranında adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı ..., dava konusu taşınmazın 2981 sayılı Yasa gereğince 19.03.1986 tarihinde adına tapu tahsis belgesi düzenlendiğini, takdir edilen bedelin belediyeye ödendiğini ve taşınmazın 21.09.2010 tarihinde adına tapuya kaydedildiğini, muris ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, muris adına 2250 ada 12 parselin tahsis ve tescil edildiğini, dava konusu binanın da kendisi tarafından yapıldığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ise taşınmazı tapu siciline güvenerek ve serbest piyasa koşulları altında satın aldığını, herhangi bir danışık durumunun söz konusu olmadığını, satın alırken banka kredisi kullandığını, bunun da iyi niyet gösterisi olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava şahsi hakka dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Davacılar dava konusu gecekondunun murislerine ait olduğunu, murisin ikinci bir gecekondunun tapusunu alamayacağı gerekçesiyle dava konusu büyük oğlu davalı ... adına tahsis ettirdiğini bildirerek, miras haklarına dayanarak payları oranında tescil istemiş iseler de dosya içinde bulunan tüm kayıtlardan dava konusu yerin doğrudan belediye encümen Kararıyla 18.12.2008 tarihinde davalı ... adına tahsis edildiği, bedeli ödenerek 21.9.2010 tarihinde satış yoluyla tapusunun devredildiği anlaşılmaktadır. Muristen intikaline dair resmi veya yazılı bir delil bulunmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerele hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.