15. Ceza Dairesi 2014/12271 E. , 2017/23 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : 1-Sahtecilik suçundan; TCK’nın 204/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca mahkûmiyet
2-Dolandırıcılık suçundan; TCK’nın 158/1-f-son, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca mahkûmiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığın, çek keşide yetkisi olmadığı halde 6.000,00 TL bedelli çeki ... şirketi adına imzalayarak, aynı mahkemenin 2010/299 Esas sayılı dosyasında nitelikli dolandırıcılık suçundan hakkında mahkûmiyet hükmü verilen ve keşide etme yetkisi bulunan ... ile birlikte piyasaya sürdükleri, bu şekilde dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hesap sahibinin önceden verdiği açık ya da örtülü rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde zarar verme bilinci bulunmayacağından kastın varlığının ileri sürülemeyeceği, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığının kabul edilemeyeceği de dikkate alınarak; sanığın, çeki kendisinin imzalayıp imzalamadığı konusunda çelişkili beyanlarda bulunması yanı sıra katılanın yargılama aşamasında vermiş olduğu ifadesinde, çeki ağabeyi olan ...’ın verdiğini, onun da ...’dan aldığını belirtmesine rağmen, ...’nın aynı eylemden dolayı sanık olarak yargılandığı davada ağabeyinin çeki araç karşılığında ...’dan aldığını belirtmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeksizin ortaya çıkarılması bakımından, öncelikle aynı eyleme ilişkin olarak şirketin yetkili müdürü olan ...’nın sanık olarak yargılandığı Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/299 Esas sayılı dosyası ile iş bu dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle mümkünse her iki dava dosyasının birleştirilmesi, mümkün değilse ilgili dosyanın onaylı örneğinin denetime elverişli olacak şekilde dosya arasına alınması sonucunda içerisinde bulunan delil ve belgelerin değerlendirmesinin yapılması ile ... Yapı Malzeme şirketinin kuruluşuna dair belgelerin Ticaret sicilinden getirilmesi sonucunda, suç tarihi itibariyle şirketin yetkili temsilcileri ile ortaklarının kimler olduğu araştırılarak, bu kişilerin duruşmaya çağrılıp, sanığa ya da bir başkasına sözlü ya da yazılı yetki verip vermedikleri ya da çekin düzenlenmesine ya da yapılan ticari ilişkiye ilişkin irtibatlarının olup olmadığı sorularak, sanığın .... Noterliğinden aldığını savunduğu vekaletnamesinin bulunup bulunmadığı ile ilgili kurumlardan ...’nın çek keşide etme yetkisinin olup olmadığının araştırılması, ayrıca beyanlarda isimleri geçen ..., ... ve ...’nun açık adres ve kimlik bilgileri tespit edilerek ifadelerine başvurulması, yine çeki asıl alan ...’ın tanık olarak beyanlarına başvurularak, çeki kimden ve hangi hukuki ilişkiye istinaden aldığının sorulması, öte yandan ... şirketinin ticari defter ve belgeleri ile muhasebe kayıtları getirtilerek, söz konusu aracın şirket adına alınıp alınmadığı ile buna ilişkin belgelerin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, aynı şekilde sanık tarafından gerek aynı alışveriş sırasında gerekse de başka ticari ilişki dolayısıyla katılana ya da üçüncü kişilere imzalamak suretiyle verilip de ödenen çeklerin bulunup bulunmadığının sanık ve katılana ait kayıtlar ile beyanlar doğrultusunda ilgili bankalardan araştırılması, imzanın kimin tarafından atıldığı konusundaki çelişkinin giderilmesi amacıyla da, çekin ön yüzünde yer alan yazılar ile imzanın kime ait olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edilmesi, öte yandan çeke yönelik yapılan takibe dair icra dosyasının getirtilip incelenmesi ve ifadelerde belirtilen TIR’ın iade edilip edilmediğinin belirlenmesi sonucunda sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 09.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi