Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2012/14576 Esas 2014/3018 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/14576
Karar No: 2014/3018
Karar Tarihi: 05.03.2014

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2012/14576 Esas 2014/3018 Karar Sayılı İlamı

17. Hukuk Dairesi         2012/14576 E.  ,  2014/3018 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    -K A R A R-

    Davacı alacaklı vekili, ... İcra Müdürlüğünün 2008/6419 sayılı takip dosyasından, 11.11.2008 tarihinde borçlu ait demirlerin haciz sırasında 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK”nun 99. maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
    Davalı 3.kişi vekili, hacizli demirlerin tamamının 3.kişiye ait olduğunu, borçlunun hiçbir zaman bu adreste faaliyet göstermediğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
    Mahkemece, davacı tarafından sunulan faturaların 2006 yılına ait olduğu, 1989 yılında verilen fon yardımı ile alındığı iddiasının ve bu faturanın hacizli mallara ait olmasının mümkün bulunmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş hüküm davacı alacaklı vekili borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
    Uyuşmazlık alacaklının İİK"nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin iddiasının reddine ilişkindir.
    1.Bu tür davaların dinlenmesi için genel dava koşullarının yanıda geçerli bir takibin varlığıda gereklidir.


    Somut olayda takip 21.10.2008 günü başlamış, borçlu şirket yetkilisi 03.11.2008 tarihinde icra müdrülüğüne gelerek ödeme emrini tebliğ almış ve aynı gün lehine olan sürelerden feragat ederek takibi kesinleştirmiştir.Haciz ise 11.11.2008 tarihinde borçlu adresi dışındaki bir adreste yapılmış,dava konusu sera demirleri haricinde herhangi bir haciz yapılmamış ve ihbarname gönderilmemiştir.
    Mahkemece, tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak,takibin danışıklı yapıldığından geçerli olmadığı ve bu itibarla davanın önkoşul yokluğundan reddi ile karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi 2.fıkrası gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    2.Kabule göre ise, istihkak davalarında dava değeri hacizli mal ile takip konusu alacak miktarından hangisi daha düşük ise o değer oluşturmakta olup, bu değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmeside isabetsiz olmuştur.
    Ne var ki,bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK"nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK"nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün 1.bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Davacının ön koşul yokluğundan reddine " ibaresinin yazılmasına ve 4.bentteki "10.450,00 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "400,00 TL maktu" ibaresinin yazılmasına kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıdan alınmasına 05.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Bu web sitesi, sisteminin bir üyesidir.