8. Hukuk Dairesi 2017/10651 E. , 2017/5844 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, ...Sulh Hukuk Mahkemesi"nin15.06.2015 tarih 2014/631 Esas, 2015/315 Karar sayılı dosyası üzerinden ...İlçesi .....Köyü 331 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden ölü Karabacak kızı Zeynep adına kayyım atandığı, malik ..... ... olduğu ve mirasçılık belgesinin alındığı ileri sürülerek kayyımlık kararının kaldırılması istenmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu ...Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 15.06.2015 tarih 2014/631 Esas, 2015/315 Karar sayılı kayyımlık kararının iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu"nun 427. maddesi ile 3561 sayılı Kanuna dayalı, kayyımlık kararının kaldırılması isteğine ilişkindir. Aynı Yasa"nın 431. maddesinde, "Vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların kayyım ve yasal danışman atanmasında da uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Vesayete ilişkin hükümler kamu düzenindendir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 382/2b-19. maddesinde vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işi olduğu, 385. maddesinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulünün uygulanacağı, 317. maddesinde ise, davalıya tebligat yapılması gerektiği düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 320-1 maddesinde: “Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.” hükmü öngörülmüştür. Mahkemece, bu madde hükmü gözetilerek, dosya üzerinden karar verilmişse de, varılan sonucun maddenin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; anılan maddeye göre, duruşma yapmadan karar verilebilmesi için, hukuken bunun mümkün olması gerekir. Başka bir anlatımla, ancak hukukun cevaz verdiği hallerde duruşma açmadan dosya üzerinden karar verilebilir. (Örneğin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları gibi) veya kanunun duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanındığı hallerde dosya üzerinden karar verilebilir. (Örneğin İİK.nun 17-18. maddelerinde öngörülen şikayet başvurusu gibi) Kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği hallerde dosya üzerinden karar verilemez.
Bilindiği üzere HMK.nun hukuki dinlenme hakkı başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının da en önemli unsurudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C.Anayasası"nın 36. maddesi ile 6100 Sayılı HMK.nun 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemece taraflar, dinlenmek, iddia ve savunmalarını sunmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, duruşma açılmak suretiyle inceleme yapılması gerekirken, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de; 6100 sayılı HMK"nun 26.(1086 sayılı HUMK.nun 74.) maddesine göre hakim taleple bağlıdır ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Dava dilekçesindeki talep; ...Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 15.06.2015 tarih 2014/631 Esas, 2015/315 karar sayılı dosyası üzerinden ...İlçesi ......Köyü 331 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden sadece ölü Karabacak kızı ....yönünden kayyımlığın kaldırılması istemine ilişkin iken; mahkemece talep aşılarak ölü....i de kapsayacak şekilde kayyımlık kararının bütünüyle iptaline karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK"un 440/III maddesi uyarınca Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolunun kapalı olduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.